BinbirDamla.CoM

MEVLİD KANDİLİ

"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiyâ, 107)  İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise 

Devamını oku...

BinbirDamla.CoM

Şans oyunları haram mı ?

Boş yere geçen her ânın pek çok fırsatları da beraberinde götürdüğü kabul etmemiz gereken bir gerçektir. Çünkü insanın vakti dünyanın ömrüne nisbetle çok az ve kısadır. Bu bakımdan, tek bir saniyesi dahi altından daha kıymetli olan zamanın, ebedî hayata nur ve ışık tutacak

Devamını oku...

BinbirDamla.CoM

Safer Ayı

Safer ayı, Hicrî ayların ikincisidir. Hicrî ayların birincisi, bilindiği gibi Muharrem ayıır ve içinde aşûre günü vardı. Üçüncüsü ise Rebî’ül-Evvel ayıdır ve bu ayın 12. Gecesinde Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimiz (asm) arzımıza ve gönlümüze teşrif etti. Hicrî takvimde bazı ayların ve günlerin; gerek içinde farz kılınan ibadetler, gerekse bir kudsî tarihin unvanı olmaları

Devamını oku...

kapak

Büyüklerden İnciler

Seyda hz

Seyda Hazretleri(k.s) yanındaki sofiye bir gün şöyle demiş:

Bana istediğini sor, bugün senin sorularına cevap vereceğim. Adam da sormuş durmuş. Sorularından bir tanesi de,

Kurban, size herkes gelip mürid olabilir mi??

demiş.

Seyda Hazretleri(k.s) cevap vermiş:

Hayır, herkes bize mürid olamaz. Üç kimse vardır, sadece onlar bizim müridimiz olur.

Birinin ceddinde bir şehit vardır.ALLAH cc. o şehidin hatrına neslini bağışlamak ister, bize gönderir.

Birinin ceddinde evliya vardır, o evliya nesline dua etmiştir, Allah cc. o duadan sebep onu bize gönderir.

Ya da kişinin Allah cc.hoşuna giden ahlakı vardır. Cömerttir, ikram sahibidir. (c.c) bu güzel huyundan dolayı onu affetmek ister ve bize gönderir

Günah yapmamak Lazım

Günah Yapmamak Lazım.Günah,İnsanın Kalbini Tahriş Eder.Hayatını Tahriş Eder.Maneviyatını Tahriş Eder

 

GAVS-I SANİ Hz. (K.S)

 

Seyyid Muhammet Raşit Erol (K.s)

 

 

İnsan biraz düşünecek olsa, imann nimetinden daha büyük bir nimetin olmadığını hemen anlar. Zira iman , insanın ebedi cehennem azabından kurtulmasıdır.

 

S. Muhammet Raşid Erol (k.s.)

Gönül Reçetesi

Fudayl b. İyaz (k.s.) şöyle diyor: "Dost olarak Allah yeter. Yakınlık için Kur'an yeter Vaiz olarak ölğm yeter. İlim olarak Allah'tan korkmak yeter. Allah'tan gafil olmak  da cehalet olarak yeter."

Kitabü'z-Zühd

ÖMRÜ UZATAN İBADETLER


 

Bediüzzaman Said Nursi (k.s) ibadetleri “müspet ibadet” ve “menfi ibadet” olmak üzere iki bölüme ayırır. Müspet ibadetler, Rabbimiz tarafından yapılması emredilen namaz, oruç, zekat ve hac gibi irademize bağlı olarak yaptığımız ibadetlerdir.

Devamını oku...

Seyyid Emir Külal

 


Her ne olursa olsun, karşınıza her

ne güçlük çıkarsa çıksın, ilmi ve

onunla ameli asla terketmeyiniz.


Seyyid Emir Külal (k.s)

İmamı Gazali

 

Ulaşamadığına tevekkül,

ulaştığına rıza,

kaybettiğine sabır

gösteren kişi takva ehlindendir.

 

İmâm-ı GazâlÎ (r.a.)

 

Mürşid-i kâmil, müridine nasıl himmet eder

Abdülhakim Hüseynî hazretlerine sordular:

– Mürşid-i kâmil, müridine nasıl himmet eder?

Hazret şöyle cevap verdi:
...
– Ben Hazne’de iken kalbime vesvese gelmiş ve “Artık Şah-ı Hazne’nin dergâhına layık değilim..” diye düşünmeye başlamıştım. Mürşidimden uzaklaşmak, dergâhtan ayrılıp gitmek istiyordum. Şah-ı Hazne camiye giderken yanına yaklaştım ve derdimi söyledim. Şah-ı Hazne bana şöyle dedi:

– Mürşidin himmeti, müridin çalışmasına bağlıdır.

– Peki, mürit nasıl çalışır, diye sordum. Bana şöyle dedi:

– Mürit, Rabbinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından kaçınırsa çalışmış olur.

Altın Silsile

Sayfa 1 / 2

Başlangıç
Önceki
1
Perşembe, 23 Şubat 2012  
30. Rebiülevvel 1433

RADYOONBES

BinbirDamla.Com Mail Grubuna Abone Ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Site Dili

Bir Söz Bir Şiir

“İnsan bir damla kan ve bin endişedir.” Şirazlı Sâdî. "O bizi anmasaydı biz onu anamazdık" Hz. Mevlâna "Fikrin donmuşsa, düşünemiyorsan yürü, zikret. Zikir fikri titretir, harekete geçirir". Hz. Mevlâna“Ne yalanlarda var ne hakikatte Gözümü yumdukça gördüğüm nakış Boşuna gezmişim, yok tabiatta İçimdeki kadar iniş ve çıkış”  Necp Fazıl K.

Büyüklerden İnciler

Abdülhakim Hüseynî hazretlerine sordular:

– Mürşid-i kâmil, müridine nasıl himmet eder?

Hazret şöyle cevap verdi:
...
– Ben Hazne’de iken kalbime vesvese gelmiş ve “Artık Şah-ı Hazne’nin dergâhına layık değilim..” diye düşünmeye başlamıştım. Mürşidimden uzaklaşmak, dergâhtan ayrılıp gitmek istiyordum. Şah-ı Hazne camiye giderken yanına yaklaştım ve derdimi söyledim. Şah-ı Hazne bana şöyle dedi:

– Mürşidin himmeti, müridin çalışmasına bağlıdır.

– Peki, mürit nasıl çalışır, diye sordum. Bana şöyle dedi:

– Mürit, Rabbinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından kaçınırsa çalışmış olur.

Altın Silsile

Ayet-i Kerime

“Fakat unutmayın ki, onların ne etleri Allah’a ulasır, ne de kanları. Fakat O’na
ulasan, yalnızca sizin iyi niyet ve samimiyetinizdir. İste bu amaçla onları sizin
yararınıza sunuyoruz ki, O’nun sizi dogru yola iletmesine karsılık, O’nun sanını
yüceltip tekbir getiresiniz için. (Ey Muhammed!) Öyleyse güzel davrananları
müjdele” (22 Hacc 37)

 

Ayrılırken Selam Vermek (Bir Kimsenin Meclisten Kalktığı Bir Veya Daha Çok Arkadaşından Ayrıldığı Zaman Selâm Vermesinin Müstehap Olduğu) Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:“Sizden biriniz bir meclise vardığında selâm versin. Oturduğu meclisten kalkmak istediği zaman da selâm versin. Önce verdiği selâm, sonraki selâmından daha üstün değildir.”[1] * Bir yere girerken ve çıkarken selam verilmesi peygamberimizin hem sözüyle hem de davranışıyla öğrendiğimiz sünnetlerdendir. Her ikisi de fazilet ve sevap yönünden birbirinden farklı değildir. Bu selam vermeler müslümanlar arasında iyi ilişkilerin geliştirilmesi ve devamını sağlayan ahlaki kurallardandır. İlk gelindiğinde verilen selam gelen kişinin iyi niyet ve hayır için geldiğinin ve kötülük ve şer bulunmadığının bir ilanıdır. Ayrılırken verilen selam ise kendisinin o kimseler yanında bulunmadığı sürece hem kendi kötülüklerinden hem de her türlü kötülüklerden emniyette olmaları arzusunun bir ilanı olduğunun işaretidir. Böylelikle iki selam arasında bir fark yoktur. [2]