Kutlu Doğum Haftası
"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği
Devamını oku...
Üç Aylar ve Fazileti
22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.
Devamını oku...
Zelzele-Zilzal Suresi Meali
99-ez-ZİLZÂL
Deprem demek olan "zilzâl", sûrenin ilk âyetinde geçer. Nisâ sûresinden sonra Medine'de inmiştir, 8 (sekiz) âyettir. Kıyametin kopmasından, insanların yeniden dirilip hesap vermelerinden, herkesin -iyi ya da kötü- ettiğini bulacağından bahseder.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
1. Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı,
2. Toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı,
3. Ve insan "Ne oluyor buna!" dediği vakit,
4. İşte o gün (yer) haberlerini anlatır,
5. Rabbinin ona bildirmesiyle.
6. O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler.
7. Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.
8. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.
Binbir Damla
- Büyük İslam İlmihali
- Yasin - i Şerif
- Kur'an - ı Kerim Meali Sesli
- Kur'an - ı Kerim Oku ve Dinle
- Kur'an - ı Kerim Dinle
- Kur'an - ı Kerim Meali
- Esma - i Hüsna
- Hadis-i Şerif
- Sevgili Peygamberim Sesli
- Semerkand Tv Canlı İzle
- Peygamber Efendimizin (S.a.v.) Şemaili
- 2012 Yılı Dini Günler Listesi
- Elif Ba Harfleri
1. Recep 1433
Bir Söz Bir Şiir
![]()
"Kimi zaman geri kalmak ileriye geçmektir, Tüm zamanlardan ileriye ve tüm mekanlardan ötelere. Kimi zaman zayıf olmak aslında en güçlü olmaktır. Görünenin ve bilinenin ötesinde bir hayat vardır çünkü. Sınırları görünenin ve bilinenin ötesinden çizilir"..
![]()
Büyüklerden İnciler

Seyda Hazretleri(k.s) yanındaki sofiye bir gün şöyle demiş:
Bana istediğini sor, bugün senin sorularına cevap vereceğim. Adam da sormuş durmuş. Sorularından bir tanesi de,
Kurban, size herkes gelip mürid olabilir mi??
demiş.
Seyda Hazretleri(k.s) cevap vermiş:
Hayır, herkes bize mürid olamaz. Üç kimse vardır, sadece onlar bizim müridimiz olur.
Birinin ceddinde bir şehit vardır.ALLAH cc. o şehidin hatrına neslini bağışlamak ister, bize gönderir.
Birinin ceddinde evliya vardır, o evliya nesline dua etmiştir, Allah cc. o duadan sebep onu bize gönderir.
Ya da kişinin Allah cc.hoşuna giden ahlakı vardır. Cömerttir, ikram sahibidir. (c.c) bu güzel huyundan dolayı onu affetmek ister ve bize gönderir

Ayet-i Kerime

“Oysa kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız
O’na iman ederek batıl olan her seyden uzak durmaları, namazlarında dikkatli ve
devamlı olmaları ve zekat vermeleri (mallarının bencillik kirinden arındırılması için
karsılıksız harcamada bulunmaları emrolunmustu. İste dosdogru din de budur.” (98
Beyyine 5)
ESMA-UL HUSNA
Muhacirlerin fakirleri bir gün Efendimiz s.a.v.’e gelerek, – Ey Allah’ın Rasulü! Varlık sahipleri yüksek dereceleri ve daimî nimetleri alıp gittiler, diye şikayetlendiler. Efendimiz s.a.v., – Neymiş o, diye sordu. – Onlar da bizim kıldığımız gibi namaz kılıyor, bizim tuttuğumuz gibi oruç tutuyor. (Ama onlar bizden fazla olarak) sadaka (zekât) veriyor, biz veremiyoruz; onlar köle azad ediyor, biz edemiyoruz. (Bazı rivayetlerde burada, “Onlar hacca gidiyor, umre yapıyor, biz yapamıyoruz” ifadesi de vardır.) Bunun üzerine Efendimiz s.a.v.: – Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geride bırakırsınız. Hem hiç kimse sizin bu yapacağınızı yapmadıkça sizden daha faziletli olamaz. Muhacirler: – Buyurun ey Allah’ın Rasulü (öğretin), dediler. Efendimiz s.a.v. şöyle buyurdu: – Her namazdan sonra otuz üç kere “Sübhânallah”, otuz üç kere “Elhamdülillâh”, otuz üç kere de “Allahu Ekber” dersiniz,” buyurdu. Fakir muhacirler sevinerek Efendimiz s.a.v.’in yanından ayrıldılar. Ancak bir süre sonra tekrar gelerek şöyle dediler: – Mal mülk sahibi kardeşlerimiz bizim (sizden öğrenerek) yaptığımız ameli öğrenmişler. Onlar da böyle yapıyorlar (dolayısıyla biz yine geride kaldık). Bunun üzerine Efendimiz s.a.v. şöyle buyurdu: – Bu, Allah’ın fazlu keremidir; dilediğine verir.” (Buharî, Müslim)




