BinbirDamla.CoM

Kutlu Doğum Haftası

"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği

 

Devamını oku...

Mar10 Demo Image

Üç Aylar ve Fazileti

22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların  Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.

 

Devamını oku...

BinbirDamla.Com Mail Grubuna Abone Ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Şems Suresi Meali



91-eş-ŞEMS

Kadir sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 15 (onbeş) âyettir. Adını, sûrenin ilk kelimesi olan ve "güneş" anlamına gelen "şems"ten alır. Bu sûrede insanın yaratılışında var olan iki özellik ele alınır: İyilik ve kötülük. İnsanın yaratılışında, iyi olmak da kötü olmak da kabiliyet olarak vardır.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına

2. Güneşi takip ettiğinde Ay'a,

3. Onu açığa çıkarttığında gündüze,

4. Onu örttüğünde geceye,

5. Gökyüzüne ve onu bina edene,

6. Yere ve onu yapıp döşeyene,

7. Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verene,

8. Sonra da ona iyilik ve kötülükleri ilham edene yemin ederim ki,

9. Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir,

10. Onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.

11. Semud kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı.

12. Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında,

13. Allah'ın Resûlü onlara: "Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!" dedi.

14. Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti.

15. (Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!

Salı, 22 Mayıs 2012  
1. Recep 1433

Bir Söz Bir Şiir

Hüzün dalgası çarptıysa bir insanın yüreğine, ya Mevla’sını özlemiştir ya da Mevla’sı onu.
Mevla’yı özleyen gönül ya hüznü bekler ya da hüzündedir.
Bela ve gamlar Mevla’nın sevdiklerine gösterdiği kamçıdır, vurdukça kendine çeker…
(İmam Rabbani (k.s)

Büyüklerden İnciler

Seyda Hazretleri(k.s) yanındaki sofiye bir gün şöyle demiş:

Bana istediğini sor, bugün senin sorularına cevap vereceğim. Adam da sormuş durmuş. Sorularından bir tanesi de,

Kurban, size herkes gelip mürid olabilir mi??

demiş.

Seyda Hazretleri(k.s) cevap vermiş:

Hayır, herkes bize mürid olamaz. Üç kimse vardır, sadece onlar bizim müridimiz olur.

Birinin ceddinde bir şehit vardır.ALLAH cc. o şehidin hatrına neslini bağışlamak ister, bize gönderir.

Birinin ceddinde evliya vardır, o evliya nesline dua etmiştir, Allah cc. o duadan sebep onu bize gönderir.

Ya da kişinin Allah cc.hoşuna giden ahlakı vardır. Cömerttir, ikram sahibidir. (c.c) bu güzel huyundan dolayı onu affetmek ister ve bize gönderir

Ayet-i Kerime

“İnsanlar yalnız “iman ettik” demekle, hiç imtihân edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? Yemin olsun ki biz, onlardan öncekileri imtihan ettik. Elbette Allah (imtihan ederek), doğru söyleyenleri de bilir, yalancıları da bilir”(Ankebut, 29/2-3-

ESMA-UL HUSNA

 

Birgün Yahudinin biri, iki yalancı şahit buldu ve Peygamber efendimize gidip dedi ki: - Yâ Muhammed! Eshâbından şu zât, benim devemi çaldı. İşte şahitlerim de burada. Peygamber efendimiz şahitlere sordu; “Doğru” dediler. Eshâb-ı kirâmdan olan o zâtı çağırtıp, buyurdu ki:- Bak hakkında şikâyet var. - Ne oldu yâ Resûlallah? - Sen bu gece bir deve çalmışsın. - Ben mi, kimin devesini? - İşte bu Yahudinin devesini. - O deveyi ben satın aldım, çalmadım yâ Resûlallah. - Peki, senin şahidin var mı deveyi satın aldığına dair? - Yâ Resûlallah ben yeni aldım daha deveyi, gören yok, bilen yok. - Bu şahitler, devenin Yahudinin olduğunu söyledi. Onun için deve Yahudiye verilecek. O mübârek zat Peygamber efendimizden rica etti: - Yâ Resûlallah! Bana biraz müsaade eder misin? Sonra mescidin bir köşesine gidip, 2 rekât namaz kıldı, elini açtı ve şöyle duâ etti: “Yâ Rabbî, ben her gece yatağa yatmadan, uyumadan evvel Cenâb-ı Peygamberimize, 10 salevât-ı şerîfe okurum. Yâ Rabbi! Eğer bu senin indinde makbul oldu ise, kabul oldu ise, beni bu sıkıntıdan kurtar! Bu deveyi ben satın aldım, ama şahitler Yahudinin olduğunu söylüyorlar.” O kişi geri geldiğinde, deve ayağa kalktı ve anlaşılır bir lisanla dedi ki: “Yâ Resûlallah! Bu Yahudi yalan söylüyor. Ben bu zatın devesiyim.” Deve konuşunca, “Deve nasıl konuşur?” diyen Yahudi ve şahitler korkup kaçtılar. Onlar gittikten sonra Peygamber efendimiz, sebebini sorduğunda şöyle cevap verdi: - Yâ Resûlallah! Benim bir âdetim var. Her gece yatmadan evvel size 10 defa salevât-ı şerîfe okurum. Allahü teâlâ bu 10 salevât-ı şerîfeyi kabul etti ve deveyi size söyletti. Peygamber efendimiz buyurdu ki: - Sen ki, bana her gece 10 salevât-ı şerîfe okuyunca, Allahü teâlâ dünyada iken seni bu sıkıntıdan kurtardığına göre, ahirette de Cehennemde yanmaktan kurtaracaktır.