BinbirDamla.CoM

Kutlu Doğum Haftası

"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği

 

Devamını oku...

Mar10 Demo Image

Üç Aylar ve Fazileti

22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların  Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.

 

Devamını oku...

BinbirDamla.Com Mail Grubuna Abone Ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Abese Suresi Meali

80-ABESE

Mekke'de inmiştir, 42 (kırkiki) âyettir. Adını, "yüzünü ekşitti, buruşturdu" anlamına gelen ilk kelimesinden almıştır. Bu sûrenin iniş sebebiyle ilgili olarak şöyle bir hadise nakledilmiştir: Efendimiz; Velîd, Ümeyye b. Halef, Utbe b. Rabîa gibi Kureyş'in ileri gelenlerine İslâm'ı anlattığı bir sırada âmâ olan Abdullah b. Ümmü Mektum gelir ve "Yâ Resûlallah! Allah'ın sana öğrettiklerinden bana da öğret" der. O esnada Resûlullah (a. s.) cevap vermez. Çünkü Kureyş'in bu ileri gelen kimseleri, zaten kendilerine özel muamele edilmesini istiyorlardı. Efendimiz onları gücendirmek istemedi. Abdullah tekrar seslenince elinde olmayarak yüz hatları değişti. Bu esnada onlar kalkıp gittiler. Biraz sonra bu âyetler geldi. Resûlullah'ın bazı davranışlarını tenkit ve onu ikaz mahiyetinde gelen bu ve benzeri âyetler, onun hak peygamber olduğuna en büyük delildir. Zira hiç kimse kendisini bu şekilde tenkit etmez.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1.  (Peygamber), yüzünü ekşitti ve geri döndü.

2.  Âmânın kendisine gelmesinden ötürü

3.  Belki o temizlenecek,

4.  Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.

5.  Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince,

6.  Sen ona yöneliyorsun,

7.  Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.

8.  Fakat koşarak sana gelen ,

9. Ve (Allah'tan) korkarak gelenle ,

10. Sen onunla ilgilenmiyorsun.

11. Hayır! Şüphesiz bunlar bir öğüttür,

12. Dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır,

13. O, değerli sahifelerdir,

14. Tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde,

15. Kâtiplerin ellerindedir ,

16. Değerli ve güvenilir katiplerin.

17. Kahrolası insan! Ne inkârcıdır!

18. Allah onu neden yarattı?

19. Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona şekil verdi.

20. Sonra ona yolu kolaylaştırdı.

21. Sonra onun canını aldı ve kabre soktu.

22. Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltir.

23. Hayır! (İnsan) Allah'ın emrettiğini yapmadı.

24. İnsan, yediğine bir baksın!

25. Yağmurlar yağdırdık,

26. Sonra toprağı göz göz yardık,

27. Bu suretle orada ekinler bitirdik,

28. Üzümler ,yoncalar ,

29. Zeytinlikler, hurmalıklar ,

30. İri ve sık ağaçlı bahçeler,

31. Meyveler ve çayırlar bitirdik.

32. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.

33. Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,

34. İşte o gün kişi kardeşinden, kaçar.

35 . Annesinden, babasından,

36. Eşinden ve çocuklarından .

37. O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır.

38. O gün bir takım yüzler parıl parıl,

39. Güler ve sevinir.

40. Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,

41. Hüzünden kapkara kesilmiştir.

42. İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.

Salı, 22 Mayıs 2012  
1. Recep 1433

Bir Söz Bir Şiir

Dağlar ile taşlar ile,
Çağırayım Mevlâm seni.
Seherlerde kuşlar ile,
Çağırayım Mevlâm seni.

Sular dibinde mâhiyle,
Sahrâlarda âhû ile,
Abdal olup yâ Hû ile,
Çağırayım mevlâm seni.

Gökyüzünde Îsâ ile,
Tûr Dağında Mûsâ ile,
Elindeki asâ ile,
Çağırayım Mevlâm seni.

Yûnus okur diller ile,
Ol kumru bülbüller ile,
Hakkı seven kullar ile,
Çağırayım Mevlâm seni.

YUNUS EMRE

 

Büyüklerden İnciler

Abdülhakim Hüseynî hazretlerine sordular:

– Mürşid-i kâmil, müridine nasıl himmet eder?

Hazret şöyle cevap verdi:
...
– Ben Hazne’de iken kalbime vesvese gelmiş ve “Artık Şah-ı Hazne’nin dergâhına layık değilim..” diye düşünmeye başlamıştım. Mürşidimden uzaklaşmak, dergâhtan ayrılıp gitmek istiyordum. Şah-ı Hazne camiye giderken yanına yaklaştım ve derdimi söyledim. Şah-ı Hazne bana şöyle dedi:

– Mürşidin himmeti, müridin çalışmasına bağlıdır.

– Peki, mürit nasıl çalışır, diye sordum. Bana şöyle dedi:

– Mürit, Rabbinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından kaçınırsa çalışmış olur.

Altın Silsile

Ayet-i Kerime

“Oysa kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız
O’na iman ederek batıl olan her seyden uzak durmaları, namazlarında dikkatli ve
devamlı olmaları ve zekat vermeleri (mallarının bencillik kirinden arındırılması için
karsılıksız harcamada bulunmaları emrolunmustu. İste dosdogru din de budur.” (98
Beyyine 5)

 

ESMA-UL HUSNA

Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça kıyamet kopmaz."

(Buharî, Cihad 95, 96, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 62, Ebu Davud, Melahim 9,  Tirmizî, Fiten 40, Nesâî, Cihad 42.
Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre: Allah Resulü (a.s.): "Herc vakıaları çoğalmadıkça Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahabeler: Ey Allah'ın Resulü! Herc nedir? diye sordular. Allah Resulü: "Öldürmek, öldürmek!" buyurdu. (Müslim, Fiten 18.)

 

Devamını oku...