BinbirDamla.CoM

Kutlu Doğum Haftası

"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği

 

Devamını oku...

Mar10 Demo Image

Üç Aylar ve Fazileti

22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların  Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.

 

Devamını oku...

BinbirDamla.Com Mail Grubuna Abone Ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Müminin mümine duası nasıl olmalıdır?

BinbirDamla.CoM

Makbul dualardan biri de, müminin, mümine gıyabında yaptığı duadır. Çünkü dua yapan insanın, yaptığı duada bir menfaati veya bir beklentisi yoktur. Bu sebeple ihlaslı ve samimidir. Herhangi bir beklenti olmadan, sırf mümin kardeşini düşündüğü ve onun ihtiyaçlarının giderilmesi için yapılan dua inşallah kabul edilir.

 

 

Zaten O (c.c), Peygamberimizin ifadesi ile, “kendisine el açan hiç kimsenin elini boş çevirmez.”

 

 

Dua ederken dikkat edilecek konular:

 

Duâ edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir duâ olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duânın ortasında bir duâ makbul olur.

 

* Hem bizahri’l-gayb, yani gıyaben ona duâ etmek,

 

* Hem hadiste ve Kur’ân’da gelen me’sur duâlarla duâ etmek; meselâ,

 

“Allahım, Senden kendim ve onun için dünyada ve âhirette af ve âfiyet istiyorum.” (en-Nevevî, el-Ezkâr, 74; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1: 517.)

 

“Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. Ve bizi Cehennem ateşinin azâbından koru.” (Bakara Sûresi, 2: 201.) gibi câmi duâlarla duâ etmek

 

* Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble duâ etmek,

 

* Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,

 

* Hem mevâki-i mübarekede, hususan mescidlerde,

 

* Hem Cumada, hususan saat-i icabede,

 

* Hem şuhur-u selâsede, hususan leyâli-i meşhurede,

 

* Hem Ramazan’da, hususan Leyle-i Kadirde duâ etmek, kabule karin olması rahmet-i İlâhiyeden kaviyyen me’muldür.

 

O makbul duânın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut duâ olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, duâ kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. (Bkz. Mektubat, 279.)

 

Pazartesi, 21 Mayıs 2012  
29. Cemaziyelahir 1433

Bir Söz Bir Şiir

Bu benim öyle bir kardeşimdir ki O’nu annem dünyaya getirmemiştir. Babamın, amcamın soyundan da değildir. Ama ona canım fedadır.”  Bir çocuk ağzından dökülen, çocukça dizelerdir bunlar. Lakin büyük şeyler söyler.Büyük şeyler görür, büyük şeyler gösterir. Çocuk gözlerle gördü, çocukken gördü. Çocuk kalbiyle sevdi, daha çocukken sevdi. Gün geldi sevgisi, hürmeti, hizmetiyle felah buldu. Kendisiyle birlikte binlerce insan felah buldu. Aynı anda iki hürriyete kavuştular

Büyüklerden İnciler

Kalbin edebi sükûttur. Susan kurtulur. Güzellik dilin altında gizlidir. Sükût, incelik, edep ve zerafet insanı her gittiği yerde sultan yapar.

Diyorsun ki! Aşık oldum, "Yalan"... Aşk ile yanmadan gelme kapıma... Diyorsun ki: Yanıyorum, tamam ama "kül" olmadan gelme kapıma...

(Hz. Mevlana)

Ayet-i Kerime

“Oysa kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız
O’na iman ederek batıl olan her seyden uzak durmaları, namazlarında dikkatli ve
devamlı olmaları ve zekat vermeleri (mallarının bencillik kirinden arındırılması için
karsılıksız harcamada bulunmaları emrolunmustu. İste dosdogru din de budur.” (98
Beyyine 5)

 

ESMA-UL HUSNA

 

Resul-ü Ekrem salla’llahü aleyhi vesellem Ebû Hüreyre’ye vasiyetlerinde buyurdular ki: Ey Ebü Hüreyre, herkes korkudan tir tir titrerken korku hissetmeyenlerin, herkes Cehennem ateşinden feryat ederken rahat ve huzur içinde bulunanların yollarını tut.

Onlar kim Ya Resulullah, bana onların ahvalini bildir ki, onları tanıyayım.

“Onlar, ahir zamanda gelecek ümmetlerimdendirler. Onlar, Mahsere gelirken Peygamberler gibi gelirler. Karşıdan onları görenler, Peygamber zannederler. Ben onları görünce, ah ümmetlerim ah ümmetlerim, derim. Mahser halkı, o zaman onların Peygamber deşil, benim ümmetim olduğunu ögrenirler. Onlar mahşer yerinden şimşek gibi geçerler. Onların nuru, bütün mahser halkının gözlerini kamastırır” Devamını oku...