Kutlu Doğum Haftası
"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği
Devamını oku...
Üç Aylar ve Fazileti
22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.
Devamını oku...
Zikir Adabı
Zikir yapılacağı zaman ağız misvaklanır, temizlenir. Kötü kokulu ağızla zikredilmesi mekrûhtur. Fakat haram değildir. Zikir tenha ve temiz bir yerde yapılır. Yüce Allah, güzel ve temiz yerlerden başka yerlerde zikredilmez. Zikrin mescid vesair şerefli yerlerde yapılması tercih edilir. Zikir, hutbe, namaz kıyamı ve uyuklama hâlleri dışında her zaman yapılabilir.
Abdestli olmayanın, cünübun, hayızlı ve nifaslıların, kalp veya dil ile tesbih, tehlil tahmid, tekbir ve salavât okumak sûreti ile zikir ve dua etmeleri caizdir. Cünüplerin, hayızlı ve nifaslıların az veya çok Kur’ân okumaları haramdır. Ancak, “Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve filâhireti haseneten veqinâ azâbennar” gibi dua mahiyetindeki bazı âyetleri, Kur’ân okumuş olmak için değil, dua olarak okumaları ve yine dua olarak “Bismillah ve elhamdülillah” demeleri de caizdir. Zikredecek olanın, en mükemmel bir sıfatta bulunması uygun olacağı için zikri oturarak yapacaksa yönü kıbleye karşı olmak üzre oturur. Başını, huşu ve tezellülle eğer.
Zikirde kalbin huzurlu bulunması gerektiğinden dil, kalb ile birleştirilir. Zikirde kelime-i tevhidin med ile okunması müstehabtır.
Zikrin gece veya gündüz belli vakitlerde yapılması ve her hangi bir mazeretle yapılamaması halinde fırsat bulununca, sonradan yapılması uygun olur. Peygamberimiz “Bir kimse, hizbini veya onun bir cüzünü okumadan uyur da onu sabah namazı ile öğle namazı arasında okursa kendisine onu gece okumuş gibi sevap yazılır.” buyurmuştur.
Zikir arasında verilen selama ,mukabele ve okunmaya başlanan ezana icabet etmek, görülen kötülüğü gidermek, sorana doğru yolu göstermek, irşad edileceği irşad etmek veya uyku basması gibi zikrin kesilmesini gerektiren bir hâl ile karşılaşınca, tekrar zikre dönülmek üzere zikrin kesilmesi müstahaptır.
Allah bütün mü’minleri mağfiret edip zikirlerini kabul eylesin. Bila-hesap ve lâ-azab cennetine koysun. Rızasına erdirip cemaline mazhar eylesin. Amin yâ Muîn.
Binbir Damla
- Büyük İslam İlmihali
- Yasin - i Şerif
- Kur'an - ı Kerim Meali Sesli
- Kur'an - ı Kerim Oku ve Dinle
- Kur'an - ı Kerim Dinle
- Kur'an - ı Kerim Meali
- Esma - i Hüsna
- Hadis-i Şerif
- Sevgili Peygamberim Sesli
- Semerkand Tv Canlı İzle
- Peygamber Efendimizin (S.a.v.) Şemaili
- 2012 Yılı Dini Günler Listesi
- Elif Ba Harfleri
29. Cemaziyelahir 1433
Bir Söz Bir Şiir
![]()
Bir söz söyleriz bazen Bilmeyiz kurtuluşumuz ondadır Bir söz söyleriz bir gün de Bilmeyiz o söz hapseder bizi bize, bizi kendine, kendi karanlığına… Nitekim Allah Rasulü (s.a.v) buyurdular: “Bir kul Allah’ın hoşnut olduğu bir kelimeyi o kelimeye hiç önem vermeyerek,özensizce söyleyiverir. Halbuki Allah Teala o sözle o kulun derecesini yüceltir. Yine bir kul da Allah’ın hoşnut olmadığı bir sözü o söze hiç ehemmiyet vermeden söyler de o söz sebebiyle Allah Teala yanındaki derecesi alçalır.” Sözümüz adım olur O’nun yolunda hece hece, kelime kelime Köprüdür O’nun yolunda Duyanlar geçer üstünden Okuyanlar geçer Sadası kalır zamanlara…
![]()
Büyüklerden İnciler

Hayatını Neye Adadın?
Gavs-ı Bilvanisî Abdülhakim Hüseynî k.s. şöyle der:
“İhlâs, Alemlerin Rabbi olan Allah’ın emir ve hükümlerini sadece onun rızası için yapmak, bütün gücünü bunun için sarfetmektir. İhlâs, ilahî emirlere sebat göstermenin özüdür. İnsan kıymet verdiği ve düşündüğü şeye göre kıymet kazanır. Hayatını şöhret ve şehvete adayan kişinin sonu hiç kuşkusuz hüsrandır.”

Ayet-i Kerime

O’nun ilminden, kendisinin dilediğinden başka bir şey kavrayamaz. O’nun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları korumak kendisine ağır gelmez. O yücedir, büyüktür.” [Bakara: Süresi 255]
ESMA-UL HUSNA

Peygamberimiz sordu: "içinizde kimi müflis sayarsınız?" "Malı kalmayan kimseyi." "Hayır, asıl müflis, kıyamet gününde, ona sövmüş, buna zulmetmiş, berikinin malını almış olarak gelen kimsedir. Orada ne dinar vardır, ne de dirhem. Sevapları alınıp o kimselere verilir. Yetmez, bu defa onların günahları sırtına yüklenir. işte müflis odur.




