BinbirDamla.CoM

Kutlu Doğum Haftası

"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği

 

Devamını oku...

Mar10 Demo Image

Üç Aylar ve Fazileti

22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların  Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.

 

Devamını oku...

BinbirDamla.Com Mail Grubuna Abone Ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Herşey Allah'ın rahmetiyle

Mar10 Demo Image

Hz.Resûlullah (s.a.v) Efendimiz anlatıyor:
Dostum Cibril-i Emin bana geldi ve şöyle dedi:
"Ya Muhammed! Seni hak olarak gönderen Allah'a yemin olsun ki, bizler şöyle bir olaya şahit olduk. Önceki ümmetler için bir kul vardı; Allahu Teala'ya bir adada beşyüz sene kulluk etti.

Allahu Teala o adada onun için tatlı bir su çıkardı, bir de nar ağacı yarattı. Ağaç her gece bir nar bitiriyordu; o da su ve nar ile gıdalanıyordu. Böylece ibadetine devam ediyordu. Bu kulun eceli yaklaşınca Allahu Teala'ya ruhunu secde hâlinde alması için dua etti. Allahu Teala da duasını kabul buyurdu. Bizler yeryüzüne inince ona uğruyorduk. Ruhu kabzedildikten sonra göğe yükseldiğimizde ilâhî ilimde bu kulun kıyametteki hâlini şöyle bulduk.

O, Aziz ve Celil olan Allah'ın huzurunda durdurulur. Allahu Teala meleklerine:

"Kulumu rahmetimle cennete koyun!" der; kul:

"Ya Rabbi, beni amelimin karşılığı olarak cennetine koy!" der. Allahu Teala tekrar meleklerine:

"Kulumu rahmetimle cennete koyun!" der; kul:

Ya Rabbi, beni amelimin karşılığı olarak cennete koy" der. Allahu Teala, meleklerine:

"Kulumu rahmetimle cennete koyun!" der, kul:

"Ya Rabbi, beni amelimin karşılığı olarak cennetine koy!" der. O zaman Allahu Teala meleklerine:

"Bu kulumu verdiğim nimetlerle yaptığı ibadetleri bir ölçün" diye emreder. Melekler ölçerler, kulun yaptığı beşyüz senelik ibadet ancak gözünün görme nimetine karşılık gelir. Vücudunun diğer azaları şükürsüz kalır. Bunun üzerine Allahu Teala, meleklerine:

"Verdiğim nimetlere karşı şükretmeyen bu kulu ateşe atın!" diye emreder; melekler kulu ateşe doğru sürüklerler. O zaman kul:

"Ya Rabbi! Beni rahmetinle cennetine koy!" diye yalvarır; Allahu Teala, meleklerine:

"Onu geri getirin" emrini verir; kul ilâhî huzura getirilir. Allahu Teala:

"Ey kulum, sen hiçbirşey değilken seni kim yarattı?" diye sorar, kul:

"Sen yarattın ya Rabbi!" der. Allahu Teala:

"Bu senden mi kaynaklandı, yoksa benim rahmetimle mi oldu?" diye sorar, kul:

"Benden değil, senin rahmetinle oldu!" diye cevap verir. Allahu Teala:

"Sana beşyüz sene ibadet etme kuvvetini kim verdi?" diye sorar; kul:

"Sen verdin ya Rabbi!" der. Allahu Teala, diğer bütün nimetleri kimin verdiğini sorar. kul:

"Sen verdin ya Rabbi!" der. Allahu Teala:

"Evet, bütün bunlar benim rahmetimle olmuştur; nihayet bunu anladın, seni de rahmetimle cennetime koyuyorum. Ey meleklerim bunu rahmetimle cennete koyun. Ey kulum sen bundan önce güzel bir kuldun." buyurur ve onu cennetine koyar. Sonra Cibril aleyhisselam dedi ki:

"Ey Muhammed, gördüğün gibi her şey ancak Allah'ın rahmetiyle olmaktadır." (1)

------------------
(1) Hakim, Müstedrek,IV,250; Beyhaki,Şuabu'l-İman,IV,150; Heraiti,Fedailü'ş-Şükr,59.

 

Pazartesi, 21 Mayıs 2012  
29. Cemaziyelahir 1433

Bir Söz Bir Şiir

Bu benim öyle bir kardeşimdir ki O’nu annem dünyaya getirmemiştir. Babamın, amcamın soyundan da değildir. Ama ona canım fedadır.”  Bir çocuk ağzından dökülen, çocukça dizelerdir bunlar. Lakin büyük şeyler söyler.Büyük şeyler görür, büyük şeyler gösterir. Çocuk gözlerle gördü, çocukken gördü. Çocuk kalbiyle sevdi, daha çocukken sevdi. Gün geldi sevgisi, hürmeti, hizmetiyle felah buldu. Kendisiyle birlikte binlerce insan felah buldu. Aynı anda iki hürriyete kavuştular

Büyüklerden İnciler

Kalbin edebi sükûttur. Susan kurtulur. Güzellik dilin altında gizlidir. Sükût, incelik, edep ve zerafet insanı her gittiği yerde sultan yapar.

Diyorsun ki! Aşık oldum, "Yalan"... Aşk ile yanmadan gelme kapıma... Diyorsun ki: Yanıyorum, tamam ama "kül" olmadan gelme kapıma...

(Hz. Mevlana)

Ayet-i Kerime

“Fakat unutmayın ki, onların ne etleri Allah’a ulasır, ne de kanları. Fakat O’na
ulasan, yalnızca sizin iyi niyet ve samimiyetinizdir. İste bu amaçla onları sizin
yararınıza sunuyoruz ki, O’nun sizi dogru yola iletmesine karsılık, O’nun sanını
yüceltip tekbir getiresiniz için. (Ey Muhammed!) Öyleyse güzel davrananları
müjdele” (22 Hacc 37)

 

ESMA-UL HUSNA

 

Birgün Yahudinin biri, iki yalancı şahit buldu ve Peygamber efendimize gidip dedi ki: - Yâ Muhammed! Eshâbından şu zât, benim devemi çaldı. İşte şahitlerim de burada. Peygamber efendimiz şahitlere sordu; “Doğru” dediler. Eshâb-ı kirâmdan olan o zâtı çağırtıp, buyurdu ki:- Bak hakkında şikâyet var. - Ne oldu yâ Resûlallah? - Sen bu gece bir deve çalmışsın. - Ben mi, kimin devesini? - İşte bu Yahudinin devesini. - O deveyi ben satın aldım, çalmadım yâ Resûlallah. - Peki, senin şahidin var mı deveyi satın aldığına dair? - Yâ Resûlallah ben yeni aldım daha deveyi, gören yok, bilen yok. - Bu şahitler, devenin Yahudinin olduğunu söyledi. Onun için deve Yahudiye verilecek. O mübârek zat Peygamber efendimizden rica etti: - Yâ Resûlallah! Bana biraz müsaade eder misin? Sonra mescidin bir köşesine gidip, 2 rekât namaz kıldı, elini açtı ve şöyle duâ etti: “Yâ Rabbî, ben her gece yatağa yatmadan, uyumadan evvel Cenâb-ı Peygamberimize, 10 salevât-ı şerîfe okurum. Yâ Rabbi! Eğer bu senin indinde makbul oldu ise, kabul oldu ise, beni bu sıkıntıdan kurtar! Bu deveyi ben satın aldım, ama şahitler Yahudinin olduğunu söylüyorlar.” O kişi geri geldiğinde, deve ayağa kalktı ve anlaşılır bir lisanla dedi ki: “Yâ Resûlallah! Bu Yahudi yalan söylüyor. Ben bu zatın devesiyim.” Deve konuşunca, “Deve nasıl konuşur?” diyen Yahudi ve şahitler korkup kaçtılar. Onlar gittikten sonra Peygamber efendimiz, sebebini sorduğunda şöyle cevap verdi: - Yâ Resûlallah! Benim bir âdetim var. Her gece yatmadan evvel size 10 defa salevât-ı şerîfe okurum. Allahü teâlâ bu 10 salevât-ı şerîfeyi kabul etti ve deveyi size söyletti. Peygamber efendimiz buyurdu ki: - Sen ki, bana her gece 10 salevât-ı şerîfe okuyunca, Allahü teâlâ dünyada iken seni bu sıkıntıdan kurtardığına göre, ahirette de Cehennemde yanmaktan kurtaracaktır.