Kutlu Doğum Haftası
"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği
Devamını oku...
Üç Aylar ve Fazileti
22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.
Devamını oku...
RUKAYKA (R.A)
KİM YALNIZDIR ŞİMDİ?
Hani bir amcası vardı Allah Rasulü’nün (s.a.v).
Yeğenine inanırdı da yeğeninin Allah’ın Rasulü olduğuna inanmazdı.
Amcası Ebu Talip.
Ama korurdu yeğenini.
Düşmanlarına karşı korurdu.
Dostlarıyla düşman olma pahasına korurdu.
Yalnız kalma pahasına korurdu.
Bir gün ecel gelip çattı Ebu Talip’e.
Artık görünürde yalnızdı Allah Rasulü (s.a.v)
Şehrinde yalnızdı, kimsesizdi.
Tek kişilik bir yalnızlık değildi bu.
Şahsı adına bir yalnızlık değildi.
Tüm şehir fert fert yalnızdı.
İnananlardan yoksun bir şehir hep yalnızdı…
TAİF NEYİ REDDEDER?
Allah Rasulü (s.a.v) bir başka şehre yol aldı.
Bir başka düşman şehre, Taif’e.
Düşmanlarına dost olan bir şehre.
Düşman karşıladı şehir:
“Allah bu iki şehrin, Mekke ve Medine’nin ulularından birine gönderseydi ya peygamberliği” dediler
“Allah senden başkasını bulamadı mı peygamber gönderecek” dediler
“Allah peygamber olarak seni gönderdiyse Kabe’nin örtülerini yıkarız” dediler
Allah dediler / diyemediler.
Haşa Allah adına karar vermeye kalkıştılar.
Hakaretler ettiler.
Ayaktakımına taşlattılar Allah Rasulü’nü (s.a.v).
Ayakları kanıyordu.
Bir eve uğradı, Rukayka’nın (r.a) evine.
Rukayka (r.a) bir bardak su ikram etti.
Allah Rasulü (s.a.v) tebliğ etti:
“Rukayka, bu Taiflilerin putlarına ibadet etme ve onlara yönelerek dua etme.” Rukayka endişeliydi, zira şimdi bu küfür şehrinde tek inanan olacaktı:
“O zaman beni öldürürler.” Rasulullah (s.a.v) yol gösterdi:
“Sana bir şey dedikleri zaman ‘benim rabbim bu putların da rabbidir’ de. Dua ettiğin zaman da onlara arkanı dön.”
Böylece Allah Rasulü (s.a.v) müşrik bir kavim içinde imanını nasıl koruyacağını öğretiyordu Rukayka’ya (r.a).
İşte şimdi Müslüman’dı.
Zulüm memleketinde adaleti bulmuştu.
Karanlıklarda ışığı.
Şehri de aydınlanır mıydı bir gün?
Eşi, o çok sevdiği küçük kızı bu ışıktan haberdar olacak mıydı bir gün?
Putlar yıkılacak mıydı bir gün?
Evet, tüm bunlar olacaktı olmasına lakin kendi elleriyle içecek ikram ettiği, bağlandığı yolcuyu bir daha görecek miydi Rukayka (r.a)
Putların devrildiğini, şehrinin aydınlandığını görecek miydi?
Silkeleyip ölü toprağını taze bir bahar sabahına uyandığını şehrinin görebilecek miydi?
İMAN KALBİ ÖZLER
Yıllar geçti böylece.
Nice zamanlar.
İnanmıştı Rukayka (r.a)
Şu elleriyle yapıp önünde yalvardıkları taş parçalarının ilahları olmadığına, olamayacağına.
Hele hele pek çok yaratıcının asla olamayacağına.
Bir olana inanmıştı.
Kapısının önünden o yolcu geçtiğinde,
Elleri, ayakları yaralı, hakir görülmüş lakin asla boyun eğmemiş, asla doğru bildiğinden şaşmamış o yolcu…
On kişi kovsa on birinci kapıda yine bildiklerini anlatacak, doğruya davet edecek olan o yolcu…
Anı andan ayıran, az önceyi sonradan ayrı tutan, biri için diğerini yakıp yıkmayan o yolcu…
Düşman bir beldede tek başına Allah bir diyecek olan o yolcu.
Ümitle bakan, ümit veren o yolcu…
İnanmıştı Rukayka (r.a)
Beklemişti.
Şehirler gibi bir gün bu şehir de fethedilsin diye,
Gönüller gibi bu gönüller de fethedilsin diye…
Ve beklerken Hakk’ın rahmetine kavuşmuştu.
Bir kere görmüş, bağlanmış, inanmıştı.
Bir kere daha nasip olmamıştı görmek.
Yüzünü hatırlamaya çalışır, hatırlayamazdı.
Güzeldi derdi.
Güzel nasıl tanımlanır?
Güzel güzeldir.
O yolcuyu tanımlamaya çalışsa kelimeler anlamını şaşırır, sözler tanımsız kalırdı.
Bir daha göremedi.
Şehrinin üstünden kara bulutların kalktığını da göremedi.
Putların devrildiğini de…
TAİF NEYİ ÖZLER?
Evet, bir gün Taif, o zorlu şehir de teslim oldu,
Şehirlerin sahibine.
Gönüllerin sahibine.
Ve Rukayka’nın (r.a) çocukları gelip Allah Rasulü’ne (s.a.v) biat ettiler.
Belki Rukayka’nın (r.a) en çok görmek istediği tablodur bu.
En çok özlediği andır bu.
Allah Rasulü (s.a.v) unutmamıştı Safikli Rukayka’yı. Oğullarından sordu:
“Anneniz Rukayka ne yapıyor?”
“Annemiz senin bıraktığın hal üzre vefat etti Ey Allah’ın Rasulü.”
Peygamberimiz (s.a.v) buyurdu:
“Anneniz Müslüman olmuştu. Müslüman olarak ölmüş!”
İnanan bir insanı iman özler.
Kalp imanı, iman kalbi özler.
Kalbimiz imanı bekler.
Gayrı özleyişler yalan olur.
Gayrı bekleyişler yalan olur bir gün.
Sen gördün ey Rukayka.
Putların devrildiğini gördün.
Çocuklarının ellerini uzattıklarını,
Biat ettiklerini gördün.
Ben gördüm.
Taif beni özledi.
Ben Taif’i özledim şimdi.
Binbir Damla
- Büyük İslam İlmihali
- Yasin - i Şerif
- Kur'an - ı Kerim Meali Sesli
- Kur'an - ı Kerim Oku ve Dinle
- Kur'an - ı Kerim Dinle
- Kur'an - ı Kerim Meali
- Esma - i Hüsna
- Hadis-i Şerif
- Sevgili Peygamberim Sesli
- Semerkand Tv Canlı İzle
- Peygamber Efendimizin (S.a.v.) Şemaili
- 2012 Yılı Dini Günler Listesi
- Elif Ba Harfleri
29. Cemaziyelahir 1433
Bir Söz Bir Şiir
![]()
“İnsan bir damla kan ve bin endişedir.” Şirazlı Sâdî. "O bizi anmasaydı biz onu anamazdık" Hz. Mevlâna "Fikrin donmuşsa, düşünemiyorsan yürü, zikret. Zikir fikri titretir, harekete geçirir". Hz. Mevlâna“Ne yalanlarda var ne hakikatte Gözümü yumdukça gördüğüm nakış Boşuna gezmişim, yok tabiatta İçimdeki kadar iniş ve çıkış” Necp Fazıl K.
![]()
Büyüklerden İnciler
![]()
Abdülhakim Hüseynî hazretlerine sordular:
– Mürşid-i kâmil, müridine nasıl himmet eder?
Hazret şöyle cevap verdi:
...
– Ben Hazne’de iken kalbime vesvese gelmiş ve “Artık Şah-ı Hazne’nin dergâhına layık değilim..” diye düşünmeye başlamıştım. Mürşidimden uzaklaşmak, dergâhtan ayrılıp gitmek istiyordum. Şah-ı Hazne camiye giderken yanına yaklaştım ve derdimi söyledim. Şah-ı Hazne bana şöyle dedi:
– Mürşidin himmeti, müridin çalışmasına bağlıdır.
– Peki, mürit nasıl çalışır, diye sordum. Bana şöyle dedi:
– Mürit, Rabbinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından kaçınırsa çalışmış olur.
Altın Silsile
![]()
Ayet-i Kerime
![]()
Ey iman edenler! Cuma namazına ezan ile çağırıldığınız zaman derhal Allah'ı zikretmeye (hutbe ve namaza) gidin, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır. Namaz tamamlanınca yeryüzüne yayılın, işinize gücünüze gidin, Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Felaha ermenizi ümid ederek Allah'ı çok zikrediniz. (Cuma, 62/9-10)
ESMA-UL HUSNA
Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça kıyamet kopmaz."
(Buharî, Cihad 95, 96, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 62, Ebu Davud, Melahim 9, Tirmizî, Fiten 40, Nesâî, Cihad 42.
Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre: Allah Resulü (a.s.): "Herc vakıaları çoğalmadıkça Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahabeler: Ey Allah'ın Resulü! Herc nedir? diye sordular. Allah Resulü: "Öldürmek, öldürmek!" buyurdu. (Müslim, Fiten 18.)
Devamını oku...





