Kutlu Doğum Haftası
"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği
Devamını oku...
Üç Aylar ve Fazileti
22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.
Devamını oku...
HZ. ŞEYMA (R.A) (Peygamberimizin (Sav) Süt Kardeşi )
O KÜÇÜK GÖZLERLE
Hz. Şeyma (r.a)
Beni Sad yurdunun güzel kızı, güzel ablasıdır.
En güzele abla olmuştur. Suyu güzeldir Beni Sad’ın, havası güzeldir, toprağı güzeldir. Dili tatlıdır insanlarının, güzeldir.
En güzel insan Hz. Muhammed de (s.a.v) Mekke’nin diğer bebekleri gibi bu yurtta sütanne elinde büyüdü.
Süt ablası Şeyma ve diğer kardeşleriyle birlikte büyüdüler.
Onlar yaz sıcağında dışarıda oyunlar oynardı da anneleri Halime (r.a)
“Bu sıcakta oynamayın. Çocuklara zarar verir bu sıcak” derdi.
Hz. Şeyma da (r.a) şöyle cevap verirdi:
“Anneciğim biz sıcağı hiç hissetmiyoruz. Muhammed’in (s.a.v) başında bir bulut var.
O nereye gitse bulut da oraya gidiyor. O dursa bulut da duruyor.
Ben de O’nun yanında duruyorum. Sıcak bize hiç dokunmuyor o zaman.”
O küçük gözler şimdi bir mucizeye şahit oluyor.
Mucize bir insana;
Doğumu mucize, yürümesi, konuşması…
Hz. Şeyma (r.a) zamana şahit oluyordu.
Küçük gözleri ne büyük şeyler görüyordu…
O MISRALARI OKUR ŞİMDİ ZAMAN
Yıllar geçmişti.
Hz. Muhammed’i (s.a.v) kucağına alıp kırlarda dolaşırken okuduğu şiirleri hatırlar mıydı Hz. Şeyma?
Zaman bir kenara yazmıştı şiirleri.
Unutmamıştı.
Ve gün gelmiş hatırlatmıştı.
“Ey Rabbim, kardeşim
Muhammed’i (s.a.v) bizde bırak
Sonra O’nu,
itaat edilen bir efendi olarak
Düşmanlarını da yüzüstü gelmiş göreyim
O’na ebediyen devam eden bir şeref ve izzet ver.”
Allah’ın Rasulü, sevgilisiydi.
İnsanlar da seviyordu O’nu.
Kimseye nasip olmamıştı sahip olduğu izzet ve şeref, olmayacaktı.
En nefret edeni şahsına kızamazdı.
En çok yalanlayanı şahsını yalanlayamazdı.
Getirdiklerini yalanlardı.
Çağrısına kızardı.
Çünkü kanlarına dokunurdu.
Asil-köle-zengin-fakir ayırmıyordu
Olacak iş miydi?
Oluyordu, olacaktı.
MEDİNE’Yİ YAŞAMAK
Huneyn Günü sonrasıdır. Müslümanlar sarsıntı geçirmiş sonra Allah Rasulü’nün (s.a.v) etrafında toplanmışlardı da Allah’ın yardımı yetişmiş, kurtulmuşlardı.
Pek çok ganimetle birlikte altı bin esir alınmıştır. Esirler arasında Hz. Muhammed’in (s.a.v) içinde büyüdüğü toprakların insanları da var. Beni Sad yurdunun insanları. Ve sütkardeşi Şeyma da (r.a) esirler arasındadır.
O’nun Allah Rasulü’nün (s.a.v) kardeşi olduğunu anlayan sahabiler kendisini alarak
Peygamberimiz’e (s.a.v) getirdiler.
Şimdi Allah’ın Rasulü’nün (s.a.v) karşısında duran Şeyma (r.a) küçükken okuduğu şiiri hatırlar mı bilinmez ama zamanın ve zeminin bu şiiri bir kenara yazdığı ve tekrar tekrar okuduğu ortadadır.
“Ey Muhammed, ben senin sütkardeşinim.
Birlikte büyüdük biz.”
Allah Rasulü (s.a.v) sütannesi ve kardeşlerini uzaktan uzağa hatırlamış kendilerine hediyeler göndermiştir. Fakat o yıllardan sonra bu ilk karşılaşmadır. Ve Peygamberimiz (s.a.v) kendisini tanıyamamıştır.
“Sütkardeşim olduğunu hatırlatacak bir delilin var mıdır?”
“Evet, ey Muhammed, ben seni sırtımda taşırdım da sen böyle bir gün benim sırtımı ısırmıştın.
O yara izi hala durur.”
Ve gösterdi Hz. Şeyma (r.a)
Hatırladı, tanıdı Peygamber (s.a.v)
Hemen hırkasını yere sererek kız kardeşini üzerine oturttu.
Hz. Şeyma (r.a) kardeşinin çağrısına kulak vererek iman etti. Peygamberimiz (s.a.v) kız kardeşine iki tercih sundu:
“Ey kardeşim, istersen benimle kal. Ve hak ettiğin izzet ve ikramla yaşa. İstersen kabilene dön.”
“Ey Allah’ın Rasulü, bir kabilem yok. Çünkü onların hepsi esirdir.”
Allah Rasulü (s.a.v) kendi payına düşen esirleri serbest bıraktı. Bir namaz vaktinde arkadaşlarına Abdulmuttalipoğulları hissesine düşen esirleri serbest bıraktığını açıkladı. Peygamberlerini örnek alan arkadaşları da kendi paylarına düşen esirleri serbest bıraktılar.
Ve tek kalemde altı bin esir hürriyetine kavuştu.
Görülmüş, duyulmuş şey değildi.
Altı bin kişi az önce esirdi
şimdi hür,
Az önce zelildi, şimdi şerefli,
Az önce mağluptu, şimdi muzaffer.
Ellerinin bağından kurtuldular.
Bu kurtuluşla kalplerinin bağı da çözüldü.
“Allah u Ekber!”
Diyerek Müslüman oldular.
Eleri çözülürken
kalpleri de çözüldü.
Medeni dünyamız o medeniyete ermek için geriye kaç kez sarmalı zamanı, kaç kere
Medine’ye varmalı?
Medine’yi yaşamalı
GEÇMİŞİMİ VE GELECEĞİMİ
Beni Sad yurduna döndüler.
Daha dün Peygamber’le savaşmak için çıktıkları topraklarına döndüler.
Bilmezlerdi, aslında kendileriyle savaşırlardı.
Kendileriyle savaşları bitmişti şimdi.
Muhammed’in (s.a.v) hatıraları
hala durur bu topraklarda.
Hep duracak bu topraklarda,
Tüm topraklarda durduğu gibi.
Belki dönemeyeceklerdi
bir daha topraklarına
Peygamber (s.a.v)
büyüktü de döndüler.
Peygamber (s.a.v)
inceydi de döndüler.
Peygamber (s.a.v)
affediciydi de döndüler.
Tek kalemde altı bin kişiyi hür kılacak kadar.
Asırları hür kılacak kadar.
ÇOCUKKEN TOHUM EKMEK
“Bu benim öyle bir kardeşimdir ki
O’nu annem dünyaya getirmemiştir.
Babamın, amcamın
soyundan da değildir.
Ama ona canım fedadır.”
Bir çocuk ağzından dökülen, çocukça dizelerdir bunlar.
Lakin büyük şeyler söyler.
Büyük şeyler görür,
büyük şeyler gösterir.
Çocuk gözlerle gördü,
çocukken gördü.
Çocuk kalbiyle sevdi,
daha çocukken sevdi.
Gün geldi sevgisi, hürmeti, hizmetiyle felah buldu.
Kendisiyle birlikte
binlerce insan felah buldu.
Aynı anda iki hürriyete
kavuştular.
Binbir Damla
- Büyük İslam İlmihali
- Yasin - i Şerif
- Kur'an - ı Kerim Meali Sesli
- Kur'an - ı Kerim Oku ve Dinle
- Kur'an - ı Kerim Dinle
- Kur'an - ı Kerim Meali
- Esma - i Hüsna
- Hadis-i Şerif
- Sevgili Peygamberim Sesli
- Semerkand Tv Canlı İzle
- Peygamber Efendimizin (S.a.v.) Şemaili
- 2012 Yılı Dini Günler Listesi
- Elif Ba Harfleri
29. Cemaziyelahir 1433
Bir Söz Bir Şiir
![]()
Bir söz söyleriz bazen Bilmeyiz kurtuluşumuz ondadır Bir söz söyleriz bir gün de Bilmeyiz o söz hapseder bizi bize, bizi kendine, kendi karanlığına… Nitekim Allah Rasulü (s.a.v) buyurdular: “Bir kul Allah’ın hoşnut olduğu bir kelimeyi o kelimeye hiç önem vermeyerek,özensizce söyleyiverir. Halbuki Allah Teala o sözle o kulun derecesini yüceltir. Yine bir kul da Allah’ın hoşnut olmadığı bir sözü o söze hiç ehemmiyet vermeden söyler de o söz sebebiyle Allah Teala yanındaki derecesi alçalır.” Sözümüz adım olur O’nun yolunda hece hece, kelime kelime Köprüdür O’nun yolunda Duyanlar geçer üstünden Okuyanlar geçer Sadası kalır zamanlara…
![]()
Büyüklerden İnciler
![]()
Her ne olursa olsun, karşınıza her
ne güçlük çıkarsa çıksın, ilmi ve
onunla ameli asla terketmeyiniz.
Seyyid Emir Külal (k.s)
![]()
Ayet-i Kerime

O’nun ilminden, kendisinin dilediğinden başka bir şey kavrayamaz. O’nun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları korumak kendisine ağır gelmez. O yücedir, büyüktür.” [Bakara: Süresi 255]
ESMA-UL HUSNA
Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça kıyamet kopmaz."
(Buharî, Cihad 95, 96, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 62, Ebu Davud, Melahim 9, Tirmizî, Fiten 40, Nesâî, Cihad 42.
Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre: Allah Resulü (a.s.): "Herc vakıaları çoğalmadıkça Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahabeler: Ey Allah'ın Resulü! Herc nedir? diye sordular. Allah Resulü: "Öldürmek, öldürmek!" buyurdu. (Müslim, Fiten 18.)
Devamını oku...





