BinbirDamla.CoM

Kutlu Doğum Haftası

"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği

 

Devamını oku...

Mar10 Demo Image

Üç Aylar ve Fazileti

22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların  Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.

 

Devamını oku...

BinbirDamla.Com Mail Grubuna Abone Ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Dünya Bir Misafirhane

BinbirDamla.CoM

Misafirlik Tuhaf şey. Oradasın, ama oralı değilsin. :Önüne sofralar kuruluyor, izzzet-ikram görüyorsun ama hiçbir şey sana ait değil. Rahatın yerinde de olsa kalkıp gideceksin bir gün gitmek zorundasın . Misafirlik dünyahayatın ane çok benziyor ve dünya hayatı misafirliğe... Dünya bir misafirhane. İnsan orada bir misafir. Bu misafirhanenin sahibi ise yüce Mevla.

 

Allah insana defalarca hatırlatır:

" İyi bilin ki, dünya, dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs aranızda bir övünem ve daha çok mal ve evlat sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı yağmurun bitirdiği, çiftçilerin hoşuna giden bir bitki gibi; önce yeşerir, sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah' ın mağrifeti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçinmeden başka bir şey değildir" (Hadid 57/20)

Pazartesi, 21 Mayıs 2012  
29. Cemaziyelahir 1433

Bir Söz Bir Şiir

Buluttan Denize  bir damla düştü. Damla denizin genişliğini görünce utandı. Kendinin hiç bir kıymeti olmadığını sandı ve, "Denizin olduğu yerde ben ne oluyorum ? doğrusu o varken be yokum " dedi. Damla kendisini böyle hor görünce bir sedef onu yuttu, sulara karışıp telef olmadı. Senedef  onu  bağrına basarak naz ile besledi, felek onun işini öyle güzel yürüttü ki padişahların taçlarına layık çok kıymetli iri bir inci oldu. damla alçak gönüllülüğü sayesinde çok değer kazandı, yokluk kapısını çaldığı için varlık buldu.

Büyüklerden İnciler

Fudayl b. İyaz (k.s.) şöyle diyor: "Dost olarak Allah yeter. Yakınlık için Kur'an yeter Vaiz olarak ölğm yeter. İlim olarak Allah'tan korkmak yeter. Allah'tan gafil olmak  da cehalet olarak yeter."

Kitabü'z-Zühd

Ayet-i Kerime

“İnsanlar yalnız “iman ettik” demekle, hiç imtihân edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? Yemin olsun ki biz, onlardan öncekileri imtihan ettik. Elbette Allah (imtihan ederek), doğru söyleyenleri de bilir, yalancıları da bilir”(Ankebut, 29/2-3-

ESMA-UL HUSNA

Ayrılırken Selam Vermek (Bir Kimsenin Meclisten Kalktığı Bir Veya Daha Çok Arkadaşından Ayrıldığı Zaman Selâm Vermesinin Müstehap Olduğu) Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:“Sizden biriniz bir meclise vardığında selâm versin. Oturduğu meclisten kalkmak istediği zaman da selâm versin. Önce verdiği selâm, sonraki selâmından daha üstün değildir.”[1] * Bir yere girerken ve çıkarken selam verilmesi peygamberimizin hem sözüyle hem de davranışıyla öğrendiğimiz sünnetlerdendir. Her ikisi de fazilet ve sevap yönünden birbirinden farklı değildir. Bu selam vermeler müslümanlar arasında iyi ilişkilerin geliştirilmesi ve devamını sağlayan ahlaki kurallardandır. İlk gelindiğinde verilen selam gelen kişinin iyi niyet ve hayır için geldiğinin ve kötülük ve şer bulunmadığının bir ilanıdır. Ayrılırken verilen selam ise kendisinin o kimseler yanında bulunmadığı sürece hem kendi kötülüklerinden hem de her türlü kötülüklerden emniyette olmaları arzusunun bir ilanı olduğunun işaretidir. Böylelikle iki selam arasında bir fark yoktur. [2]