BinbirDamla.CoM

Kutlu Doğum Haftası

"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107) Yapılan hiçbir icraat, okunan hiçbir metin, anlatılan hiçbir kıssa O'nu tam manasıyla anlamaya elbette yeterli değildir. Ancak bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlı ortamın en büyük nedeninin, O'nun tarif ettiği

 

Devamını oku...

Mar10 Demo Image

Üç Aylar ve Fazileti

22 Mayıs 2012 Salı Üç Ayların  Başlangıcı İslam`ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.

 

Devamını oku...

BinbirDamla.Com Mail Grubuna Abone Ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Şükür Namazı Nasıl ve Neden Kılınır ?

BinbirDamla.CoM

Şükür namazı, nafile bir namazdır. Bu namaz bir felaketten, bir belâ ve musibetten kurtulunca, Allah'a olan şükrümüzü ifade etmek için kılınabilir. Peygamberimizin de bazı zamanlar bu şekilde namaz kıldığı bildirilmektedir. Peygamberimiz Allah'ın daveti üzerine Miraca yükseldi. Miracın ilk basamağı olan Kudüs'e, Mescid-i Aksâ'ya uğradı. Orada iki rekat şükür namazı kıldıktan sonra göklere yükseldi. Bedir Savaşı bütün dehşetiyle devam ediyordu. Yıllarca Peygamberimize ve Müslümanlara her türlü eziyeti ve işkenceyi yapan, İslam'ı yok etmek için her türlü yolu deneyen Ebu Cehil'in öldürüldüğü haberini alır almaz, Peygamberimiz hemen iki rekât şükür namazı kıldı. Hendek Savaşı günlerinde Müslümanlar çok büyük sıkıntılar yaşadı. 10 bin kişilik bir ordu ile Mekke müşrikleri İslâm'ı Medine'den silmek için yola çıkmışlardı. Savaşın en ateşli günleri idi. Cenâb-ı Hak bir fırtına çıkararak düşmanı büyük bir bozguna uğrattı ve müşrikler Medine'yi terk etmek zorunda kaldılar. Peygamberimiz bu haberi alır almaz hemen iki rekat şükür namazı kıldı. (İbni Kesir, el-Bidaye 4/130-132) Şükür namazı istendiği zaman kılınabilir. Bunun belli bir zamanı yoktur. İki rekat ve daha fazla da kılınabilir. Fakat kılma mecburiyeti yoktur. Çünkü nafile bir ibadettir.

Pazartesi, 21 Mayıs 2012  
29. Cemaziyelahir 1433

Bir Söz Bir Şiir

Bir söz söyleriz bazen Bilmeyiz kurtuluşumuz ondadır Bir söz söyleriz bir gün de Bilmeyiz o söz hapseder bizi bize, bizi kendine, kendi karanlığına… Nitekim Allah Rasulü (s.a.v) buyurdular: “Bir kul Allah’ın hoşnut olduğu bir kelimeyi o kelimeye hiç önem vermeyerek,özensizce söyleyiverir. Halbuki Allah Teala o sözle o kulun derecesini yüceltir. Yine bir kul da Allah’ın hoşnut olmadığı bir sözü o söze hiç ehemmiyet vermeden söyler de o söz sebebiyle Allah Teala yanındaki derecesi alçalır.” Sözümüz adım olur O’nun yolunda hece hece, kelime kelime Köprüdür O’nun yolunda Duyanlar geçer üstünden Okuyanlar geçer Sadası kalır zamanlara…

Büyüklerden İnciler

Abdülhakim Hüseynî hazretlerine sordular:

– Mürşid-i kâmil, müridine nasıl himmet eder?

Hazret şöyle cevap verdi:
...
– Ben Hazne’de iken kalbime vesvese gelmiş ve “Artık Şah-ı Hazne’nin dergâhına layık değilim..” diye düşünmeye başlamıştım. Mürşidimden uzaklaşmak, dergâhtan ayrılıp gitmek istiyordum. Şah-ı Hazne camiye giderken yanına yaklaştım ve derdimi söyledim. Şah-ı Hazne bana şöyle dedi:

– Mürşidin himmeti, müridin çalışmasına bağlıdır.

– Peki, mürit nasıl çalışır, diye sordum. Bana şöyle dedi:

– Mürit, Rabbinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından kaçınırsa çalışmış olur.

Altın Silsile

Ayet-i Kerime

“Oysa kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız
O’na iman ederek batıl olan her seyden uzak durmaları, namazlarında dikkatli ve
devamlı olmaları ve zekat vermeleri (mallarının bencillik kirinden arındırılması için
karsılıksız harcamada bulunmaları emrolunmustu. İste dosdogru din de budur.” (98
Beyyine 5)

 

ESMA-UL HUSNA

Ebu Hüreyre (R.a) anlatıyor: "Resülullah (S.a.v) buyurdular ki: "Allah'ın hataları silmeye ve dereceleri yükseltmeye vesile kıldığı şeyleri size söylemiyeyim mi?'' "Evet ey Allah'ın Resülü söyleyin!''dediler. Bunun üzerine saydı:"Zahmetine rağmen abdesti tam almak.

Mescide çok adım atmak. (Bir namazdan sonra diğer) Namazı beklemek. İşte bu ribâttır işte bu ribâttır. İşte bu ribâttır." (Müslim Tahâret 41 (251); Muvatta Sefer 55 (1161); Tirmizi Tahâret 39 (52); Nesâi Tahâret 106.)