Şükür Namazı Nasıl ve Neden Kılınır ?

BinbirDamla.CoM

Şükür namazı, nafile bir namazdır. Bu namaz bir felaketten, bir belâ ve musibetten kurtulunca, Allah'a olan şükrümüzü ifade etmek için kılınabilir. Peygamberimizin de bazı zamanlar bu şekilde namaz kıldığı bildirilmektedir. Peygamberimiz Allah'ın daveti üzerine Miraca yükseldi. Miracın ilk basamağı olan Kudüs'e, Mescid-i Aksâ'ya uğradı. Orada iki rekat şükür namazı kıldıktan sonra göklere yükseldi. Bedir Savaşı bütün dehşetiyle devam ediyordu. Yıllarca Peygamberimize ve Müslümanlara her türlü eziyeti ve işkenceyi yapan, İslam'ı yok etmek için her türlü yolu deneyen Ebu Cehil'in öldürüldüğü haberini alır almaz, Peygamberimiz hemen iki rekât şükür namazı kıldı. Hendek Savaşı günlerinde Müslümanlar çok büyük sıkıntılar yaşadı. 10 bin kişilik bir ordu ile Mekke müşrikleri İslâm'ı Medine'den silmek için yola çıkmışlardı. Savaşın en ateşli günleri idi. Cenâb-ı Hak bir fırtına çıkararak düşmanı büyük bir bozguna uğrattı ve müşrikler Medine'yi terk etmek zorunda kaldılar. Peygamberimiz bu haberi alır almaz hemen iki rekat şükür namazı kıldı. (İbni Kesir, el-Bidaye 4/130-132) Şükür namazı istendiği zaman kılınabilir. Bunun belli bir zamanı yoktur. İki rekat ve daha fazla da kılınabilir. Fakat kılma mecburiyeti yoktur. Çünkü nafile bir ibadettir.

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün15
mod_vvisit_counterDün71
mod_vvisit_counterBu Hafta360
mod_vvisit_counterBu Ay293
mod_vvisit_counterToplam87858
.
Cumartesi, 05 Eylül 2015  
21. Zlkade 1436

Bir Söz Bir Şiir

Hüzün dalgası çarptıysa bir insanın yüreğine, ya Mevla’sını özlemiştir ya da Mevla’sı onu.
Mevla’yı özleyen gönül ya hüznü bekler ya da hüzündedir.
Bela ve gamlar Mevla’nın sevdiklerine gösterdiği kamçıdır, vurdukça kendine çeker…
(İmam Rabbani (k.s)

Büyüklerden İnciler

 

Kulun güzel niyetini,

ALLAH bilsin yeter...!

(Gavs-ı Sânî k.s)

 

Ayet-i Kerime

“İnsanlar yalnız “iman ettik” demekle, hiç imtihân edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? Yemin olsun ki biz, onlardan öncekileri imtihan ettik. Elbette Allah (imtihan ederek), doğru söyleyenleri de bilir, yalancıları da bilir”(Ankebut, 29/2-3-

Ebu Hüreyre r.a.’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Namazı kılınıncaya kadar cenazeye katılan bir kimseye bir kırat ecir vardır. Defnedilinceye kadar cenazede bulunan kimseye iki kırat ecir vardır.” “İki kırat ne demektir?” diye sorulunca, “İki büyük dağ gibidir.” buyurdu. Hadisi Buharî ve Müslim rivayet etmiştir. Müslim’in rivayetlerinden birisinde: “Bu iki kıratın en küçükleri Uhud Dağı gibidir.” denilmektedir. Buharî’deki bir rivayette de şöyle denilmektedir: “Kim (ecrine) inanarak, (mükâfatını Allah’tan umarak) müslüman bir kimsenin cenazesine katılır, namazı kılıncaya ve defnedilme işi bitinceye kadar onunla birlikte bulunursa, her biri Uhud Dağı kadar olan iki kırat ecir almış olarak geri döner. Namazını kıldıktan sonra fakat defnedilmeden önce geri dönen kimse ise bir kırat ecir almış olarak geri döner.”

[Buharî, III, 196; Müslim, II, (652)]